6 Ağustos 2010 Cuma

DALYA

Blogspota geçtiğimden bu yana iki buçuk yıl oldu ve ben bu zaman zarfında pek çok şey paylaştım sizinle.
Her türden konuyu burada okudunuz.Kendi çektiğim ya da arkadaşların çektiği fotoğrafları sizlerle paylaştım.
Bugünkü yazımla dalya dedi blogum.İstedim ki bu yazıda kendimden bahsedeyim.Yani yaz günlerimi nasıl geçirdiğimi hem yazıyla hem de fotoğraflarla paylaşacağım.
-------------------------------------------------------------------------
Bildiğiniz gibi Temmuz başından beri Antalya'nın aşırı nemli sıcakları fena bastırdı.Sıcaklarla nasıl başedilir? Elbetteki haftada bir ya da iki kere denize girmekle :)

Tabii ki tek başıma gitmedim denize.Arkadaşlarımla birlikte deniz keyfi yaptık.Hepimizde az biraz kilolu olunca tabir yerindeyse denizi taşırdık ama çok da eğlendik.
Piknik yapar gibi götürdüğümüz yiyecekleri - meyveleri denizden çıkınca (ihtiyacımız varmış gibi) yedik içtik.Eve dönerken de bütün çöpümüzü toplayıp çöp kutusuna attık.
-------------------------------------------------------------------------
Gündüzleri denize girdiğim sahillerde geceleri de büyük oğlumla küçük gezintiler yaptık.Konyaaltı Belediyesinin düzenlemiş olduğu 16. Konyaaltı Karnavalını izlemek üzere 
Konyaaltı Kent Meydanına gittik ama aşırı kalabalık ve nemden dolayı gösterinin ancak başını izleyebildik.
Ferhat Göçer'in verdiği konseri izlemek için ne yazık ki bekleyemedik.
-------------------------------------------------------------------------
Yazları annem ve ablalarım memleketimiz olan Korkuteli yaylasına yazlamaya giderler.Biz de fırsat buldukça ailecek gideriz ya da yalnız başıma annemin yanına giderim.
Oraya teyzelerim de yazlamaya gittikleri için sık sık buluşurlar birbirlerinin evinde.Geçende ortanca ablamın evine toplanıyorlarmış, beni de çağırdı ablam.
Gezme olur da ben durur muyum, bindim arabaya gittim.

Hoş-beş, yeme-içme derken akşam üstü serinlikte bahçeye yayılıp sohbeti koyulttuk.Nikon D300 'ümü garantisi dolmadan bir bakım yaptırayım diye gönderdiğim için
mecburen küçük makinayla çekim yapmaya çalıştım.Ama aşırı rüzgardan dolayı kelebeği net çekemedim.
-------------------------------------------------------------------------
Netice olarak aylaklık ettiğim yaz günlerini bu şekilde geçiriyorum :))

5 Ağustos 2010 Perşembe

YAZLIK KOLYELER

Fotoğrafa merak sarmadan önceki yıllarda yaptığım takıların içinden yaz günlerinde kullanılabilecek modelleri seçip kolajladım.O kadar emek çekip yaptım ama konu takıp takıştırmaya gelince ne yazık ki Antalya'nın sıcakları engel oluyor.
 Bu nedenle dolap bekliyorlar kendileri :)

1 Ağustos 2010 Pazar

YAKUP HAPYAN

Bugünkü misafirim Sayın Yakup Hapyan.Biz fotoğrafçılar onu "uzaklar" adıyla tanıdık.Ama yakından tanıyanlar (onların arasında ben de varım) onun ne kadar naif ve cana yakın biri olduğunu bilirler.Bazen uzaklarda bazen de yakınlarda çektiği izlenesi fotoğraflarıyla bizleri hayran bırakıyor.Sol üstte gördüğünüz fotoğrafı Olympos'tan.

Yandaki fotoğrafta İstanbul'luların yakından bildiği III.Ahmet Çeşmesi var.Nette araştırdığınız zaman bu çeşmenin pek çok fotoğrafıyla karşılaşabilirsiniz ama aynı tadı verir mi bilemem.
Solda görmüş olduğunuz fotoğrafı ise uzaklarda yani Hindistan'ın batı sahillerinde çekmiş.Balıkçıların denize yansıyan görüntüleri fotoğrafa daha da güzelleştirmiş.


Sağdaki fotoğrafta da Ayasofya Camiinin iç mekanı bütün haşmetiyle insanı kendine çekiyor.



Fotoğrafın altındaki açıklamada belirtilmemiş ama sanırım bir kilisenin iç mekanı olsa gerek.Beni en çok etkileyen tavandaki pencereden süzülen gün ışığının verdiği keyif.



Diğer fotoğraflarına ulaşmak için Fotokritik.Com'daki portfolyosunu ziyaret etmeniz gerekiyor.
Pazar gününü güzel geçirmeniz dileklerimle :)

25 Temmuz 2010 Pazar

KEMAL KAMİL AKÇA

Bu Pazar da sizi Kemal Kamil Akça, nam-ı diğer fotoğraf sitelerinde bilinen adıyla cikolatali_waffle ile tanıştırmak istiyorum.Fotoğraf camiası olarak onun masal dünyasından sıyrılıp gelen düş gibi fotoğraflarını büyük bir zevkle izliyor ve takip ediyoruz.Fotoğrafları düzenleme şekli ile kendine bir tarz yarattı ve bu tarz çok sevildi.

Onun fotoğraflarını izlerken kendimi bazen bir masalın içindeymişim gibi hissediyorum.Bazen de rüya görüyorum zannediyorum.Kimi zaman geçmiş yüzyıllara yolculuk yapıyorum, kimi zaman da alacakaranlık kuşağında geziniyorum.


Sizler de eğer benim gibi onun masal dünyasında gezintiye çıkmak istiyorsanız alttaki linklere tıklayıp fotoğrafların geri kalanını da izleyebilirsiniz.Ben ancak dördünü paylaşabildim sizlerle.
Facebook'taki grubunun linki burada .
Photo.net'teki sayfası ise burada.
Pazar gününüzün güzel geçmesi dileklerimle...İyi fotoğraf izlemeler :)

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Antalya Nemden Boğuluyor

Bugünlerde Antalya tam anlamıyla nemden boğuluyor.
Üstteki fotoğraf Falez 2 Parktan çektiğim Konyaaltı Sahili.
Alttaki fotoğraf ise Konyaaltı Beachparktan çektiğim Falezler.
Her iki fotoğrafta da nemin ne kadar yoğun olduğu belli oluyor.
Antalya boğuluyor da biz boğulmadan mı duruyoruz sanki.
Biz de Antalya'yla birlikte nemin içinde buhar olup uçacağız yakında :)

17 Temmuz 2010 Cumartesi

HERCAİ

Bu hafta sonu sizi fotoğrafa başladığım günden bu tarafa çektiklerimin içinden seçtiğim fotoğraflardan oluşan bir video ile başbaşa bırakacağım.Adını HECAİ koydum, çünkü fotoğraflarım belli bir kategoride değil.Her türden fotoğraf mevcut.Ben hazırlarken zevk aldım, umarım siz de seyrederken zevk alırsınız :)




11 Temmuz 2010 Pazar

UFUK KIRAY

Bu Pazar günü sizinle fotoğrafa mizahi bir üslûpla yaklaşan genç arkadaşımız sevgili Ufuk Kıray 'ın portfolyosundan bir kaç örneği paylaşacağım.Diğer fotoğrafları için sizi Fotokritik.Com 'daki galerisine yönlendireceğim.
Yandaki fotoğrafı dün akşam fotokritik'teki portfolyosunda gördüm ve bizim Pamuk Prenses ne zaman bıyık bırakmış diye endişelendim biraz :)


Sağdaki fotoğrafta Acun Ilıcalı 'nın sunduğu Var mısın Yok musun adlı yarışma programını kendi gözünden yorumlamış.Ben Ufuk Kıray 'ın fotoğraflarını eğlenceli buluyorum.Pazar günü izlenebilecek komik ve bir o kadar da düşündüren fotoğraflar.
Soldaki fotoğrafta ise Elm Sokağında Kabus adlı seri korku filminin ana karakteri Freddy 'nin eline Rüyalarımız ve Yorumları adlı kitabı yerleştirmiş.Eyy Photoshop, sen nelere kadirsin.Bu fotoğraf için sevgili Ufuk Kıray 'dan bir açıklama geldi.Yorum kısmında göreceksiniz ama ben buraya da eklemek istedim bir dip not olarak :
:: "Gülter , çok teşekkür ederim. görünce mutlu oldum. Yanlız Freddy'nin Kabusu fotoğrafında,Filmin ana karakterinin eline kitap yerleştirilmiş yazmışsın fotoğrafta.
O gördüğün fotoğrafta photoshop yok gördüğün herşey model dahil tek karede çekildi :) belirtmek istedim.tekrar teşekkürler" ::
Ben de açıklama için teşekkür ederim.Sayende ben de doğrusunu öğrenmiş oldum.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Sağda görmüş olduğunuz fotoğrafta da, Osmanlı Dönemi 'nde anlaşmazlıkları gidermek için yargı işlerine bakan ve karar veren KADI 'nın bugüne uyarlanmış halini görüyorsunuz.

Fotoğrafla ilgilenenler Ufuk Kıray 'ı Fahrettin Şankaynağı 'nın bu fotoğrafını muzip bir şekilde yorumlayıp bu halde Fahrettin Şankaynağı 'na hediye edince fotoğrafın yaramaz çocuğu olarak ilân ettiler.Bizler bu yaramaz çocuğun ürettiği muzip ve güzel fotoğrafları biliyoruz ama fotoğrafla ilgilenmeyenler de bilsin istedim.
Pazar gününüzün güzel geçmesi dileklerimle :))

5 Temmuz 2010 Pazartesi

HAİTİ SONRA...

Türk fotoğraf sanatçısı Niko Guido’nun, deprem sonrası Haiti’de çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan sergisi ''Haiti Sonra...''  Paris ve İzmir’den sonra İstanbul’da 6-13 Temmuz tarihleri arasında Casa Dell’Arte Galeri’de sanatseverler ile buluşuyor.Fotoğraf sanatçısı Niko Guido, arkasında 200 bin ölü, 300 bin yaralı, yüz binlerce evsiz ve arkasında kelimelerle ifade edilemeyecek bir dram bırakan Haiti depremi sonrası çektiği fotoğrafları, Ferit Düzyol’un küratörlüğünde Casa Dell’Arte Galeri’de sergileyecek. 6 Temmuz’da açılacak sergi 13 Temmuz 2010 tarihine kadar gezilebilecek. Fotoğraf satışından elde edilecek gelir Haiti’ye gönderilmek üzere Unicef’e bağışlanacaktır.

4 Temmuz 2010 Pazar

EVDÖŞE.COM

EVDÖŞE.COM sitesinden haberim olalı neredeyse dört yıl oluyor.Ama ben sizinle paylaşmayı ancak şimdi akıl edebildim.Halıdan perdeye, döşemelik kumaştan yer döşemesine, döşemelik kumaştan aksesuara, mutfak-banyo ürünlerinden bahçe mobilyalarına, iç-dış cephe boyalarına kadar aklınıza gelebilecek ne varsa hepsiyle ilgili bilgilerin bulunduğu derya-deniz bir site.
Benim o sitede en hoşuma giden şey de sanal olarak ev, ofis döşemek.
Kumaşını, perdesini, tülünü, halısını, parke ve boyasını kendim seçiyorum ve döşüyorum sonra da uygula diyorum.Oluşan görüntüyü de resim olarak kaydediyorum.Bu şekilde döşediğim bir kaç oda resmini sizinle paylaşmak istiyorum.Eğer siz de denemek isterseniz link burada.

27 Haziran 2010 Pazar

SOKAK SANATLARI ATÖLYESİ

Netfotograf.Com 'dan tanıdığım genç arkadaşım Erdal Çoban 'ı ve Sokak Sanatları Atölyesi 'nden arkadaşlarıyla birlikte dün gece Okan Bayülgen'in Disko Kralı adlı programında izledim ve çok gururlandım.Başarılarının ve çalışmalarının devamını dilerim.Ben sözü fazla uzatmayacağım.
Çünkü Facebook grup sayfasındaki açıklamayı aynen buraya ekleyeceğim.Ama önce sizinle Erdal Çoban ve arkadaşlarının Canlı Heykel olarak Hasankeyf 'te gerçekleştirdikleri gösterinin fotoğraflarından birisini paylaşacağım.

''CADDELİ ZUHURİ KOLU'' 
Kaldırımlar boyu bir sultanlık bizimkisi
Yerimiz olmadığından değil taş döşeli yollara düşlerimizi serişimiz
Güzel sokakta olduğundan
ve güzeli sokakta aramaya sevdalı olduğumuzdan
Caddelerde,Bulvarlarda,Meydanlarda,Otobüslerde,Metrolarda ve Gemilerdeyiz
Biz Sokağız sokaksa Biz.
Korktuğumuz kimse yok yada altına sığındığımız bir köşe duvar
Oyuncuyuz salt ete ve kemiğe bürünmüş enstürümanlar en güzel sesi verelim diye çabamız
Belki akordu bozuklar sevmeyecek bizleri popüler kültürün yoz maskeleri yok sayacak hikayelerimizi.
Gün içinde rol'ler oynama telaşındayız
Öğretmen,Hemşire,Asker ve Öğrenci
Gün bitip eve gelince yeşillenme mevsiminde genç kızlık düşleri.
Sanatçı, sanata boğan birliktelik kardeşliği
İlk değiliz biz Ortada oynayan ustalarımız Meddahlarımız ve Hayali'lerimizin dokunuşları nefesleri ensemizde
Her alan bir Tiyatro her insan bir seyirci bizim menzilimizde
Tek ses yeter bizim olduğumuzu anlamak için
''SOKAK SANATLARI ATÖLYESİ BURADA'' 

::Ulaşmak isteyenler için web adresleri altta::
http://www.sokaksanatlari.com/
http://www.canliheykel.com/

23 Haziran 2010 Çarşamba

KİTAP & KİTAP - 1


Fotoğrafa merak salınca uzun zamandır ihmal ettiğim, belki de unuttuğum kitap okuma aşkıma bu aralar Lale Hanım sayesinde tekrar geri dönüş yaptım.Elbette yine fotoğraf çekmeye devam edeceğim ama artık kitap sevdamı da bir kenara bırakmak istemiyorum.Yeniden başlarken beni fazla sıkmayacak eğlenceli bir kitapla yola çıkmak istedim ve tercihimi Ekin Atalar'ın Selindrella'sından yana kullandım.Hoş ve eğlenceli bir kitaptı.Gençler için eğitim döneminin ardından kafayı boşaltmak amacıyla okuyabilecekleri güzel bir tatil kitabı.

İkinci okuduğum kitap ise Alexandra Cavelius'un yazdığı ve Firuzan Gürbüz'ün Almanca'dan Türkçe'ye çevirdiği biyografi kitabıydı.Adı Leyla...Bosna'lı bir genç kızın Bosna'daki bir toplama kampında geçirdiği iki yılı ve binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve acımasız, baskıcı yüzünü anlatan bir kitap.Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi...İnsanın içini acıtan gerçek hayattan bir hikâye...

19 Haziran 2010 Cumartesi

SERGİ HABERLERİ - 3

Fotoiz.Com'da gördüğüm üzere İstanbul'dan iki sergi haberi daha var.İkisi de fotoğraf sanatçısı Erhan Bayladı'ya ait.İlki Haziran sonunda, ikincisi ise Temmuz başında."MASAL GİBİ" adlı serginin yer ve zaman bilgilerini alta yazdım.

1- Tarih :: 21 Haziran - 30 Haziran 2010
    Yer :::: Havaalanı Airport AVM
2- Tarih :: 03 Temmuz - 11 Temmuz 2010
    Yer :::: Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi

Dip Not :: Tam olarak açılış saati belirtilmemiş ne yazık ki.

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

17 Haziran 2010 Perşembe

ÇOCUK OLMAK

Evvelki gün öğleden sonra halletmem gereken işlerim olduğu için Kalekapısı'na inmiştim.Tam bu sırada sıcaktan bunalan (üzerinde renkli çizgili kıyafet olan) ufaklık kendini meydandaki su fışkıran dairenin içine atmış serinlemeye çalışıyordu.Su fışkırdıkça suyun üzerine yürüyüp bir güzel ıslandıktan sonra oyun olsun diye koşarak uzaklaşıyordu.Zevkten çığlıklar ve kahkahalar atarak bunu oyun gibi tekrarlayıp duruyordu.Anne-babası da suyu çok sevdiğini ve bir türlü sudan çıkmak istemediğini belirtiyordu.Babası elinde cep telefonuyla kameraya alıyordu onun bu mutluluktan sarhoş vaziyette suyla oynayışını.Etraftan seyredenlerin bir kısmı bir taraftan ana-babasının çocuğa nasıl olup ta izin verdiğini tartışırken diğer taraftan kimi fotoğrafını çekiyordu kimi de kameraya alıyordu.Özellikle bir grup turist onu ve ona arkadaşlık eden diğer ufaklıkları hayranlıkla izliyorlardı.Hoş benim de onlardan kalır yanım yoktu.O gün yanımda kompakt fotoğraf makinam bile olmadığı için mecburen cep telefonumla fotoğraf çekmek zorunda kaldım.Cep telefonuyla da ancak bu kadar fotoğraf çekebildim.
O an o sıcakta çocuk olup onlar gibi bu fıskıyenin altına kendimi atmak için can atmıştım ama ne mümkün :( Benim çocukluğumda KALEKAPISI'ndan çift yönlü trafik akıyordu, böyle süs havuzları, fıskıyeler yoktu ki! Olsun ÇOCUKLUĞUM VARDI BENİM de :) Büyük harflerle yazdıklarıma tıklarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.Sizi şimdilik şiirlerim ve yazılarımla başbaşa bırakayım.Belki Antalya'daki bu feci sıcaklardan dolayı bir kaç gün yine görüşemeyiz.Sıcakkk, çok sıcakkk... :)
Posted by Picasa

15 Haziran 2010 Salı

SERGİ HABERLERİ - 2

Bir sergi haberi de Lüleburgaz'dan var.
Lüleburgaz Amatör Fotoğrafçılar Derneği ( Lafod ) Başkanı Özcan Çeltikli'nin önderliğinde içinde benim de yanda görmüş olduğunuz fotoğrafımın bulunduğu  

" Lafod Ortak Katılımlı Çocuk Portreleri Fotoğraf Sergisi "  açılacak.
Açılış :: 27 Haziran 2010 Pazar
Saat ::: 10.30 - 13.30
Yer :::: Marjinal Kitap Coffe Sokağı
            Lüleburgaz

12 Haziran 2010 Cumartesi

SERGİ HABERLERİ


Bu akşam sizinle facebooktan haberdar olduğum üç serginin bilgilerini paylaşacağım.İlki Bodrum'da açılacak olan ve Afsad Soyut Fotoğraf Atölyesi katılımcılarının çalışmalarını paylaştığı "TİN" adlı fotoğraf sergisi.
Açılış Tarihi :: 14 Haziran 2010 
Saat ::::::::::: 19.00
Kapanış ::::::: 30 Haziran 2010
Yer :::::::::::: La Passion Art Gallery 
Adres :::::::::: Atatürk Caddesi Uslu Sokak No:8  Bodrum

İkincisi Gazeteci Sökmen Baykara'nın "SİYAH-BEYAZLI YILLAR"  adlı fotoğraf sergisi Antalya Cumhuriyet Meydanı Açık Hava Sergi Alanında açılacak.İzlemek isteyenler
Açılış :: 16 Haziran 2010
Saat ::: 18.00
Kapanış :: 16 Temmuz 2010
Yer ::::::: Antalya Cumhuriyet Meydanı


Üçüncüsü ise bir grup fotoğrafçı arkadaş Azgezmiş.Com'un düzenlediği Suriye-Lübnan Fotoğraf turunun bir aşamasında gittikleri Filistin Mülteci Kampında çektikleri fotoğrafları  "UMUTSUZ YARINLAR" adlı sergide fotoğraf sevenlerle paylaşacaklar.
Açılış :: 21 Haziran 2010
Saat ::: 20.30
Kapanış :: 27 Haziran 2010
Yer ::::::: İDO (Şirket-i Hayriye)
                Sanat Galerisi
Adres ::::: Eminönü / Karaköy İskelesi 2.Kat
Kadıköy / İstanbul

11 Haziran 2010 Cuma

Hayata Dair

On gündür her hangi bir şey paylaşmadım, daha doğrusu paylaşamadım.Çünkü bu zaman zarfında uzak akrabalarımızdan ikisi vefat etti.Hatta birinin mevlüdünde bir başka akrabamızın oğlunun düğün haberini bile aldık.Hayat ne garip değil mi? Bir tarafta ölüm, diğer tarafta düğün ama her ikisi de biz insanlar için.Bizi mutlu eden haberler olmasa, hayat bir şekilde devam etmese acılar ve üzüntüler içinde bir hayat nasıl geçer yoksa? Taziye ziyaretlerinin arasına bir de arkadaşlarımdan bir kaçının kendilerine ya da ailelerine ait çevre ilçelerde bulunan yazlık ve yayla evlerine yaptığımız ziyaretler de sıkıştı.Bu nedenle biraz ara vermek zorunda kaldım.Aslında paylaşacak çok şey birikti ama aklımı ve fotoğrafları toparlayıp sizlerle paylaşmam sanırım zaman alacak. Ben onları hazırlayıp paylaşana kadar siz "Lilium Candidum - Beyaz Zambak" fotoğraflarını izleyin olur mu :)


1 Haziran 2010 Salı

EL SANATLARI SERGİSİ

 Dün Antalya'daki Halk Eğitim Merkezlerinin ortaklaşa olarak Cam Piramitte açtıkları sergiye gittim.Gezerken de gözüme hoş ve ilginç gelen bazı objelerin fotoğraflarını çektim.Elbette genel olarak yaptığım çekimler de var.Onları ve diğerlerini altta görebilirsiniz ama benim en beğendiğim çalışma üst soldaki fotoğrafta görülen resimdi.
Sergiyi gezerken biraz yoruldum ve dinlenmek için bir ağaç gölgesine geçtim.Baktım ki ağaç dut ağacı, olgunlaşmış dutlardan yemezsem hatırı kalır diye başladım yemeye.Sergi alanına daha önceden gelenler tarafından alt dallarda neredeyse hiç dut kalmamıştı.Sadece yaprakların arasına gizlenenlerden yiyebildim biraz ama olsun.O kadar lezzetliydi ki anlatamam ama  çocukluğumda ağacın tepesine çıkıp yediğim dutların lezzetiyle mümkün değil yarışamaz :)
Sanırım bu kadar çenebazlık yeter.Sizi fotoğraflarla baş başa bırakmadan önce Antalya'da olup gitmek isteyenler için serginin 3-Haziran Perşembe gününe devam edeceğini yazayım.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

NACİYE DENİZ ÖĞRETMENİMİZİ ZİYARET

NOSTALJİ adlı yazımda sizlere bahsettiğim ilkokul arkadaşlarımın bir kısmı ile bu Pazar günü (30 - 05 - 2010) ilkokul öğretmenimiz NACİYE DENİZ 'i ziyarete gittik.Maaşallah, seksendört yaşında olmasına rağmen sağlığı sıhhati yerinde, enerjik ve hafızası kuvvetli biri olarak karşıladı bizi.Hepimize sarıldı, öptü.Bazılarımızı daha çabuk hatırladı, bazılarımızı da oturup sohbet ederken hatırladı.Eğitim verdiği dönemde öğrencileriyle ilgili yaşadığı ilginç olayları kaydettiği defterleri getirip bize gösterdi.Onları okuyunca hepimiz ayrı duygulandık.Çocukluğumuza döndük yine.Yazdığımız tahrirlerin (kompozisyonların) ve yaptığımız resimlerin kendince önemli olanlarını saklamış.Zamanımız dar olduğu için hepsine bakamadık ama daha sonraki geniş bir vakitte tekrar buluşup onlara da bakmak için söz verdik.İlkokul bittikten sonra neler yaptığımızı, nerede okuduğumuzu, ne iş yaptığımızı, evlenip çoluk çocuk sahibi olup olmadığımızı tek tek sordu.Yine çok güzel bir zaman geçirdik hep beraber ve tekrar buluşmak üzere sözleşip vedalaştık.Bizleri apartmanın dış kapısına kadar gelerek uğurladı.Kendisine buradan sağlık ve mutluluk dileklerimle birlikte teşekkür ediyorum.

27 Mayıs 2010 Perşembe

KIRMIZI

SERGİYE DAVET


Her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz Fotoğraf sergimizin bu seneki konusu "KIRMIZI" olarak belirlendi. 24. yıl Sergimizi 6-13 Haziran 2010 tarihleri arasında, ÖZDİLEK PARK ANTALYA AVM' de izleyebilirsiniz.

Başlangıç tarihi: 6 Haziran 2010 Pazar Saat 19.30
Bitiş Tarihi: 13 Haziran 2010 Pazar 23:30

Detaylı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.

Sevgiler
ANFAD YÖNETİM KURULU

25 Mayıs 2010 Salı

ÇOCUK OL(ama)MAK...

Bu aralar bir faaliyette bulunmuyorum, fotoğraf çekmeye bile biraz mola vermiş durumdayım.Dolayısıyla buraya iki satır karalayacak herhangi bir konu da yok.Hal böyle olunca imdadıma yine fotoğrafsever arkadaşım Ergün Karadağ yetişti.Sabah facebook.com da paylaştığı bir fotoğrafı ve altına yazdığı yazıyı okuyunca çok beğendim.Kendisinden izin istedim fotoğrafı ve yazıyı paylaşmak için, sağolsun beni yine kırmadı.Ben de sizin için o fotoğrafı ve yazıyı noktasına virgülüne dokunmadan burada paylaşıyorum.
Sevgili Ergün Karadağ'a teşekkürlerimle...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÇOCUK OL(ama)MAK...
Hangi kaderle, hangi umuda yol alacaksın.
Sen mi çizdin yaşayacağını, şehrin çok ötesinde,tüm çocukluğunla sen mi umutların peşine düşeceksin.
Elli metre ilerinde boy boy binaların arasında ,yarın gönderecekleri yaşam alanında , çadırında sen mi çocukluğunu yaşayacaksın...
Hangi parka kaç adım ötedesin. Hangi mutluluğun geleceğindesin.
Sen mi aldın o oyuncağı, sen mi beğendin bir çocuğun rüya düşlerini süsleyen bir oyuncakçı raflarından.
Kaç defa yeni elbise alındı, kaçını sen beğendin.Hep toplanan sunuldu sana bu kaderinde.Aynı analık ,aynı kaderin geçmişi hep yaşayamadıklarıyla kucakladı seni.Hep yaşayamadıklarını sunmak istedi sana ,kıramadı çemberini.

Kaç defa gittin lunaparka, kaç defa bindin atlı karıncaya…

Kaç defa mutlu oldun.

Ötede geçen arabalara baktın, gelecek olanları aradın hep gözlerin.
Bir gün yine birileri geldi,yine konuştular yine yağmurlu bir havada toplandı çadırınız…
Uzağa kaderine tekrar gittin.

Kaç defa kışın ortasında sıcacık bir odada yıkandın, kaç defa ısındın,kaç defa doydun.

Bulabildin mi hikayelerdeki çocukluğunu.
Yokluğun yoksulluğun ortasında, kimler düşündü senin sonranı..
Aynı kaderi yaşayanlar ne yaptı senin geleceğine.
Çocuk kalbin,sunulanı yoklukta dahi sevmen, kaderine isyan edemeyecek olman çocukluğundan.

Ne farkın var öteden.
Elin de bir bebeğin ,sıcacık kalbinin saflığı.

Yaşamın saflığında..

ya sonrası…
ERGÜN KARADAĞ

20 Mayıs 2010 Perşembe

NOSTALJİ

 İlkokulu bitirdikten sonra bir şekilde ayrılan yollarımız facebook.com sayesinde tekrar kesişti ve dün yani 19 Mayıs'ta bir kısmımız bir araya geldik ve hasret giderdik.Şaka gibi ama dolu dolu otuzüç yıl olmuş.
Çoğunlukla ilkokul yıllarımızdan, biraz da bugünümüzden konuştuk muhabbet ettik.Okula başladığımız ilk yıl yanlış hatırlamıyorsam altmışaltı öğrenciydik.Yıllar içinde bu sayı farklı sebeplerle değişkenlik gösterdi ama hepimiz aynı öğretmenin eğitiminden geçmiş olarak mezun olduk.O günlerden bugünlere herkes biraz değişse de simaları pek değişmemişti.Hatta bazı arkadaşlarda aradan geçen otuzüç yılın izleri neredeyse hiç belli olmuyordu.Çoğu doktor olup mesleğinde çeşitli kademelere yükselmiş, kimisi de kendi işini kurup ticaret hayatının içinde kendilerine yer edinmişlerdi.Birbirimize yaptığımız şakalar, ettiğimiz kavgalar, sert mizaçlı öğretmenimizden yediğimiz küçük şaplaklar, ödevimizi yapmadık diye işittiğimiz azarlar...Hepsi o günlerin acı-tatlı hatıraları olarak muhabbetimize kapı araladı.Ben kendi adıma çok keyifli bir öğleden sonra geçirdim.Güzel geçen bu buluşmayı en kısa zamanda daha geniş katılımlı bir akşam yemeğinde tekrarlamak üzere sözleştik.Ama ikinci buluşmamızı bugün hâlâ hayatta olan ilkokul öğretmenimizi ziyaret ederek gerçekleştireceğiz.Sonrası...Sonrası kısmet bakalım :)