Bumerang - Yazarkafe
Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2017 Çarşamba

ŞEHRİN GECE IŞIKLARI

Gün geceye kavuşurken şehirde bir telaştır alır gider başını.İşten, okuldan çıkanların kimi evine kimi de arkadaşlarıyla buluşup günün yorgunluğunu atmak için düşer yollara.Otobüsle giden oturacak yer bulursa dayar başını otobüsün camına ve şehrin bir bir yanan ışıklarını seyretmeye başlar.Arabayla giden bir yandan trafikle boğuşurken diğer yandan açar radyosunu, sevdiği müziğin ruhunda yarattığı sakinleştirici etkiyle gidecek olduğu yere ulaşmaya çalışır.
Şehrin ışıkları bazen kuyumcu vitrini gibi ışıldar, bazen de rengarenk yanar dönerli ışıklarıyla sinema atmosferine sokar insanı.Bazıları akşamın getirdiği güzelliklerin farkına varmaz bile ama bazıları da vardır ki hayatı akşam yaşamaya başlar.
Hele ki günü akşam yaşayanların bazısı şehirden el ayak çekildikten sonra bayılır arabayla şehir turu yapmaya.Kalabalık dağılmış, gece sessizliğe teslim olmaya hazırken fonda nostaljik müzik yayını yapan radyodan kulağa ve ruha hoş gelen slow şarkılar yankılanmaya başlamıştır çoktan.
Şehrin en güzel, en sevilen caddeleri, şehri tepeden gören mekanlar henüz kapanmamıştır o saatte daha.Çayını, kahveni ister çay bahçesinde yanan kuzinenin ışığında içersin, ister arabada ama her şekilde şehir ışıklarını izlemek güzeldir.
İçinden gelirse sohbet edersin, gelmezse gecenin sesini ya da sessizliğini dinlersin.Ertesi güne ruhunu dinlendirmiş, arınmış olarak evine, kulübene dönersin.

Bu akşam da böyle işte...
Fonda Pal Nostalji Fm , görsellerde google amcanın gece ışıklarının olduğu fotoğraflar var.
Hatta şu an Tanju Okan'ın Çal Çingene şarkısı var fonda :)

19 Mart 2011 Cumartesi

NOSTALJİYE DEVAM

Nostaljiye devam ama bu defa ortaokul arkadaşları ile.Daha önce bir akşam yemeğinde bir kısmımız buluşup görüşmüştük.Bu akşam ise devamı var yine bir akşam buluşmasında.
Detaylar bir sonraki yazıda.Siz bir önceki buluşmada çekilen fotoğrafı izlerken ben de akşam için hazırlanmaya gideyim.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

NACİYE DENİZ ÖĞRETMENİMİZİ ZİYARET

NOSTALJİ adlı yazımda sizlere bahsettiğim ilkokul arkadaşlarımın bir kısmı ile bu Pazar günü (30 - 05 - 2010) ilkokul öğretmenimiz NACİYE DENİZ 'i ziyarete gittik.Maaşallah, seksendört yaşında olmasına rağmen sağlığı sıhhati yerinde, enerjik ve hafızası kuvvetli biri olarak karşıladı bizi.Hepimize sarıldı, öptü.Bazılarımızı daha çabuk hatırladı, bazılarımızı da oturup sohbet ederken hatırladı.Eğitim verdiği dönemde öğrencileriyle ilgili yaşadığı ilginç olayları kaydettiği defterleri getirip bize gösterdi.Onları okuyunca hepimiz ayrı duygulandık.Çocukluğumuza döndük yine.Yazdığımız tahrirlerin (kompozisyonların) ve yaptığımız resimlerin kendince önemli olanlarını saklamış.Zamanımız dar olduğu için hepsine bakamadık ama daha sonraki geniş bir vakitte tekrar buluşup onlara da bakmak için söz verdik.İlkokul bittikten sonra neler yaptığımızı, nerede okuduğumuzu, ne iş yaptığımızı, evlenip çoluk çocuk sahibi olup olmadığımızı tek tek sordu.Yine çok güzel bir zaman geçirdik hep beraber ve tekrar buluşmak üzere sözleşip vedalaştık.Bizleri apartmanın dış kapısına kadar gelerek uğurladı.Kendisine buradan sağlık ve mutluluk dileklerimle birlikte teşekkür ediyorum.

20 Mayıs 2010 Perşembe

NOSTALJİ

 İlkokulu bitirdikten sonra bir şekilde ayrılan yollarımız facebook.com sayesinde tekrar kesişti ve dün yani 19 Mayıs'ta bir kısmımız bir araya geldik ve hasret giderdik.Şaka gibi ama dolu dolu otuzüç yıl olmuş.
Çoğunlukla ilkokul yıllarımızdan, biraz da bugünümüzden konuştuk muhabbet ettik.Okula başladığımız ilk yıl yanlış hatırlamıyorsam altmışaltı öğrenciydik.Yıllar içinde bu sayı farklı sebeplerle değişkenlik gösterdi ama hepimiz aynı öğretmenin eğitiminden geçmiş olarak mezun olduk.O günlerden bugünlere herkes biraz değişse de simaları pek değişmemişti.Hatta bazı arkadaşlarda aradan geçen otuzüç yılın izleri neredeyse hiç belli olmuyordu.Çoğu doktor olup mesleğinde çeşitli kademelere yükselmiş, kimisi de kendi işini kurup ticaret hayatının içinde kendilerine yer edinmişlerdi.Birbirimize yaptığımız şakalar, ettiğimiz kavgalar, sert mizaçlı öğretmenimizden yediğimiz küçük şaplaklar, ödevimizi yapmadık diye işittiğimiz azarlar...Hepsi o günlerin acı-tatlı hatıraları olarak muhabbetimize kapı araladı.Ben kendi adıma çok keyifli bir öğleden sonra geçirdim.Güzel geçen bu buluşmayı en kısa zamanda daha geniş katılımlı bir akşam yemeğinde tekrarlamak üzere sözleştik.Ama ikinci buluşmamızı bugün hâlâ hayatta olan ilkokul öğretmenimizi ziyaret ederek gerçekleştireceğiz.Sonrası...Sonrası kısmet bakalım :)