10 Şubat 2011 Perşembe

KARABATAK

Bu aralar karabatak gibi bir görünüp bir kaybolan ben yine ortaya çıktım :) Kaybolma sebebim ise sömestre tatili nedeniyle İzmir'deki arkadaşlarımın Antalya'ya gelmiş olmasıdır.Onlarla ve çocukları ile güzel günler geçirdim geçen hafta ama yazmak bugüne kısmetmiş. İzmir-Antalya ne âlâka derseniz biz üniversiteden arkadaşız ve o gün bugündür bağımız hiç kopmadı.Bazen ben giderim İzmir'e, bazen de onlar Antalya'ya gelir.Bu geldiklerinde daha fazla zaman geçirme şansımız oldu.Hava çok soğuk olmasına rağmen deyim yerindeyse Antalya'nın altını üstüne kattık.Bol bol fotoğraf çektik.Bu yanda görmüş olduğunuz fotoğraf ise bizim evde mola verdiğimiz sırada çekildi.Onlar İzmir'e döndü ama benim yoğunluğum bitmedi elbette.
Geçtiğimiz Pazar günü eşimle birlikte onun işi icabı Demre'ye kadar gittik.Giderken sahilden gittik, dönerken de Finike-Elmalı-Korkuteli üzerinden Antalya'ya geldik.Finike ile Elmalı yolu arasındaki AVLAN GÖLÜ 'nde fotoğraf çektim.Hava da fotoğraf için uygundu ve güzel fotoğraflar elde ettim kendimce.

Tatil nedeniyle çocuklar da birbirini görsün diye akraba toplantılarını haftada bire bindirdik.Bu arada liseden sınıf arkadaşımın babası vefat etti.Bugün onu başsağlığı için arkadaşlarla birlikte ziyaret edeceğiz.Bir tarafta ölüm, diğer tarafta yaşam hesabı arkadaş toplantımız var yarın.
Hamiş :: Bu tatilde benim kafa kaşıyacak vaktim olmadı ama benim hiç şikayetim yoktu doğrusu :))

27 Ocak 2011 Perşembe

GÜNÜNÜZ GÜZEL OLSUN

Günlerdir Antalya'da hava kapalı, bir yağar bir açar vaziyetteydik.Yağmurlu havayı severim ama çok uzun sürünce, hele bir dolu çamaşırı ev içinde kurutmaya kalkınca hafiften sinirlerim gerilmeye başlıyor nedense.
Ama bugün güneşin ilk ışıkları evin içine dolunca benim de içime güneş doğdu sanki.Biz Antalya'lılar için havada poyraz var, yani rüzgâr kuzeyden esiyor.Doğal olarak kuzeyin soğuğunu da bize getiriyor.Olsun, güneş var ya...O yeter bana, ne de olsa güneş girmeyen eve doktor girermiş :))
Benim çocuklar tatili biraz erken başlattığı için haliyle geç kalkıyorlar.Şu anda kahvaltı etmekteler.Onlar kalkmadan ben kendime Botany'nin tarçınlı elma çayından yapıp içtim bir güzel.Sabah sabah iyi geldi, içim ısındı bu soğukta.
Çayımı içerken sabah kahvenize eşlik etsin diye google amcanın görsel deposundan nergiz fotoğrafları indirip kolajladım ki kokusu size kadar gelsin.Hazır görsel depoya uğramışken bir de köpüklü kahve fotoğrafları da indirip kolajladım.Eh o da evde kahve keyfi yapma imkânı olmayanlar için :) Nergiz kokularının arasında sizi sabah kahvesine davet ediyorum efendim.Gününüzün güzel geçmesi dileklerimle...

24 Ocak 2011 Pazartesi

SERGİ & SERGİ

Size bir sergi haberim var.Nü fotoğrafın ustalarından biri olan NİKO GUİDO 'nun ÇIPLAK adını verdiği fotoğraf albümünün sergisi var.Sergiyi izlemek isteyenler için gerekli bilgiler altta ::


Tarih :: 26 Ocak 2011 Çarşamba
Saat :: 18:00 - 21:00
Yer :: Piramid Sanat (Feridiye Cad. No: 23 - 25 Taksim)

22 Ocak 2011 Cumartesi

TOPRAK KÂSE

Oldu yine bir on gün neredeyse sizlerle birşey paylaşmayalı.Bu aralar biraz meşguldüm.Çünkü annem biraz rahatsızdı.Doktordu, hastaneydi, tahlillerdi derken check-up'tan geçti.Salı günü arkadaşlarla dışarıda buluştuk, yedik-içtik, muhabbet ettik.Bu arada biraz fotoğraf çektim.Perşembe gün üyesi olduğum ANFAD'da REHA BİLİR'in fotoğraf gösterisi vardı.Gösteriden sonra hep birlikte akşam yemeği yedik, fotoğraf üstüne sohbet ettik.Bugün Alanya'da AFSAK'ın 2011 yılı etkinliklerinin ilki olan  "İZDOF  (İzmir Doğa Fotoğrafçıları) KARMA FOTOĞRAF SERGİSİ" nin açılışına gideceğim.Akşam da ortaokul arkadaşlarımızla yıllar sonra ilk defa bir araya geleceğiz.Yazarken baktım da bu haftayı epey yoğun geçirmişim, geçireceğim.Yoğun haftanın ayrıntılarını fırsat bulursam daha sonra kayda düşerim.Ben bugün gezerken oğullarım da evde tatilin tadını çıkarmaya başlayacaklar...

Bu kadar yoğun olan biri ne yapar? 
Elbetteki tembellik yapar ve eski blogunun arşivinden yazı araklayıp buraya aktarır :))

Kaseyi çocuklar resim kursuna gittikleri zaman atölyede yapmıştım.Zemini açık renkle boyadım.Onun üzerine beyaz renk su bazlı akrilik boyayı sürdüm ve işaret parmağımla üzerine bastırarak "hani duvarlara yaptıkları hesap" efekt yaptım.Daha sonra bildiğiniz suluboyaları sulandırıp yukardan aşağıya akıttım.Tabanda biriken rengarenk suluboyalara da ebru tekniğinde uyguladığım deseni uyguladım.Kenarlarına da iki renk suluboya ile kontür geçtik.Kontürü ben düzgün yapamadığım için resim kursundaki öğretmenimiz Füsun Dimli yapmıştı.
http://kahvekeyfi.blogcu.com/diger+hobilerim/sayfa/1 
İzleyin ve okuyun emi :)) Görüşürüz...

10 Ocak 2011 Pazartesi

HAYDARPAŞA'YA SADAKAT

Fotoğrafa başlayalı üç yıl oldu ama benim arşivimde bir tek Haydarpaşa Garı fotoğrafı yok.Bu nedenle biraz üzgünüm.Kısmet olup İstanbul'a gidemedim.Gidip te çekemedim bir türlü.Ben çekemeden de canım Haydarpaşa Garı neredeyse küllere karışıyordu az kalsın.Benim buradan ciğerim yanarken orada yaşayanların Haydarpaşa Garı'yla birlikte ciğerlerinin kül olması ortak bir hareket doğurdu ve Haydarpaşa Garı'nın yeniden onarılıp hayata döndürülmesi için insanlar el ele yürek yüreğe birleştiler.
Bu hareket 15 - Ocak - 2011 Cumartesi günü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sedat Hakkı Eldem Oditoryumu'nda bir araya gelecek.Toplantıda uzman konuşmacıların önemli paylaşımları, film ve fotoğraf gösterimleri olacak. İlgilenenler için link burada.
O gün orada olamasam da yüreğim Haydarpaşa Garı'yla birlikte olacak.
DİP NOT :: Fotoğraf ilgili linkten alıntıdır.