6 Ağustos 2010 Cuma

DALYA

Blogspota geçtiğimden bu yana iki buçuk yıl oldu ve ben bu zaman zarfında pek çok şey paylaştım sizinle.
Her türden konuyu burada okudunuz.Kendi çektiğim ya da arkadaşların çektiği fotoğrafları sizlerle paylaştım.
Bugünkü yazımla dalya dedi blogum.İstedim ki bu yazıda kendimden bahsedeyim.Yani yaz günlerimi nasıl geçirdiğimi hem yazıyla hem de fotoğraflarla paylaşacağım.
-------------------------------------------------------------------------
Bildiğiniz gibi Temmuz başından beri Antalya'nın aşırı nemli sıcakları fena bastırdı.Sıcaklarla nasıl başedilir? Elbetteki haftada bir ya da iki kere denize girmekle :)

Tabii ki tek başıma gitmedim denize.Arkadaşlarımla birlikte deniz keyfi yaptık.Hepimizde az biraz kilolu olunca tabir yerindeyse denizi taşırdık ama çok da eğlendik.
Piknik yapar gibi götürdüğümüz yiyecekleri - meyveleri denizden çıkınca (ihtiyacımız varmış gibi) yedik içtik.Eve dönerken de bütün çöpümüzü toplayıp çöp kutusuna attık.
-------------------------------------------------------------------------
Gündüzleri denize girdiğim sahillerde geceleri de büyük oğlumla küçük gezintiler yaptık.Konyaaltı Belediyesinin düzenlemiş olduğu 16. Konyaaltı Karnavalını izlemek üzere 
Konyaaltı Kent Meydanına gittik ama aşırı kalabalık ve nemden dolayı gösterinin ancak başını izleyebildik.
Ferhat Göçer'in verdiği konseri izlemek için ne yazık ki bekleyemedik.
-------------------------------------------------------------------------
Yazları annem ve ablalarım memleketimiz olan Korkuteli yaylasına yazlamaya giderler.Biz de fırsat buldukça ailecek gideriz ya da yalnız başıma annemin yanına giderim.
Oraya teyzelerim de yazlamaya gittikleri için sık sık buluşurlar birbirlerinin evinde.Geçende ortanca ablamın evine toplanıyorlarmış, beni de çağırdı ablam.
Gezme olur da ben durur muyum, bindim arabaya gittim.

Hoş-beş, yeme-içme derken akşam üstü serinlikte bahçeye yayılıp sohbeti koyulttuk.Nikon D300 'ümü garantisi dolmadan bir bakım yaptırayım diye gönderdiğim için
mecburen küçük makinayla çekim yapmaya çalıştım.Ama aşırı rüzgardan dolayı kelebeği net çekemedim.
-------------------------------------------------------------------------
Netice olarak aylaklık ettiğim yaz günlerini bu şekilde geçiriyorum :))

5 Ağustos 2010 Perşembe

YAZLIK KOLYELER

Fotoğrafa merak sarmadan önceki yıllarda yaptığım takıların içinden yaz günlerinde kullanılabilecek modelleri seçip kolajladım.O kadar emek çekip yaptım ama konu takıp takıştırmaya gelince ne yazık ki Antalya'nın sıcakları engel oluyor.
 Bu nedenle dolap bekliyorlar kendileri :)

1 Ağustos 2010 Pazar

YAKUP HAPYAN

Bugünkü misafirim Sayın Yakup Hapyan.Biz fotoğrafçılar onu "uzaklar" adıyla tanıdık.Ama yakından tanıyanlar (onların arasında ben de varım) onun ne kadar naif ve cana yakın biri olduğunu bilirler.Bazen uzaklarda bazen de yakınlarda çektiği izlenesi fotoğraflarıyla bizleri hayran bırakıyor.Sol üstte gördüğünüz fotoğrafı Olympos'tan.

Yandaki fotoğrafta İstanbul'luların yakından bildiği III.Ahmet Çeşmesi var.Nette araştırdığınız zaman bu çeşmenin pek çok fotoğrafıyla karşılaşabilirsiniz ama aynı tadı verir mi bilemem.
Solda görmüş olduğunuz fotoğrafı ise uzaklarda yani Hindistan'ın batı sahillerinde çekmiş.Balıkçıların denize yansıyan görüntüleri fotoğrafa daha da güzelleştirmiş.


Sağdaki fotoğrafta da Ayasofya Camiinin iç mekanı bütün haşmetiyle insanı kendine çekiyor.



Fotoğrafın altındaki açıklamada belirtilmemiş ama sanırım bir kilisenin iç mekanı olsa gerek.Beni en çok etkileyen tavandaki pencereden süzülen gün ışığının verdiği keyif.



Diğer fotoğraflarına ulaşmak için Fotokritik.Com'daki portfolyosunu ziyaret etmeniz gerekiyor.
Pazar gününü güzel geçirmeniz dileklerimle :)

25 Temmuz 2010 Pazar

KEMAL KAMİL AKÇA

Bu Pazar da sizi Kemal Kamil Akça, nam-ı diğer fotoğraf sitelerinde bilinen adıyla cikolatali_waffle ile tanıştırmak istiyorum.Fotoğraf camiası olarak onun masal dünyasından sıyrılıp gelen düş gibi fotoğraflarını büyük bir zevkle izliyor ve takip ediyoruz.Fotoğrafları düzenleme şekli ile kendine bir tarz yarattı ve bu tarz çok sevildi.

Onun fotoğraflarını izlerken kendimi bazen bir masalın içindeymişim gibi hissediyorum.Bazen de rüya görüyorum zannediyorum.Kimi zaman geçmiş yüzyıllara yolculuk yapıyorum, kimi zaman da alacakaranlık kuşağında geziniyorum.


Sizler de eğer benim gibi onun masal dünyasında gezintiye çıkmak istiyorsanız alttaki linklere tıklayıp fotoğrafların geri kalanını da izleyebilirsiniz.Ben ancak dördünü paylaşabildim sizlerle.
Facebook'taki grubunun linki burada .
Photo.net'teki sayfası ise burada.
Pazar gününüzün güzel geçmesi dileklerimle...İyi fotoğraf izlemeler :)