Bumerang - Yazarkafe

30 Mayıs 2011 Pazartesi

SON ZAMANLAR

Bahar geldi yine ve eş-dost-akraba toplantıları, onlarla birlikte hava güzel diye dışarıda yenen yemekler, edilen  kahvaltılar, davet edilen misafirler derken blogumu ihmal ettim.

Bu gece içim yandı ve limonata yaptım kendime.Akşam yaptığım kakaolu kekten bir dilim kesip limonata ile beraber afiyetle yedim.Bir bardak limonata kesmedi, bir tane daha içtim.İçindeki kahverengi şey de demlikte artan çayları dökmeyip buzluklara pay edip buz haline getirdiğim çaydan başka bir şey değil.Elbette nanesiz olmaz limonata.Ölçüsü yok, kararlama oldu biraz ama güzel oldu.

Bu aralar kanaviçeye, nakışa sardım.Lâkin, öyle ağır işleri yapacak sabrım yok.Onun için ufak tefek işler yapıyorum.
Büyüklerimiz ilk yapılan işe "el öğrencisi" derler.Ben de el öğrencisi olarak Bursa Kumaş Pazarından 3,5 liraya bir metre pikelik kumaş aldım ve işlemeye başladım.İlk işlediğimi de kahve tepsisi yaptım.
Şimdi de üzeri hazır desenli bebek pikesi işlemeye başladım.Bakalım bitince nasıl olacak.
Önümüzdeki hafta bu senenin son toplantısı bende.Geçenlerde anne tarafımdan akrabalar vardı, bu defa baba tarafımdan akrabalar gelecek.Şimdilik benden haberler bu kadar.Görüşürüz :)) 

13 Mayıs 2011 Cuma

BABAM SAĞOLSUN


"En Son Babalar Duyar" adlı dizinin yeni yüzlerle çekilmişi.İsimler değişik, babanın işi farklı ama özü aynı.Birol Güven "Çocuklar Duymasın" dizisi tutunca bu diziyi de güncellemiş ama bence tutmaz bu yeni model."Çocuklar Duymasın"nın tutma nedeni önceki bölümlerin devamı niteliğinde olması.
Ama "Babam Sağolsun" "En Son Babalar Duyar" dizisinin devamı değil yeni bir kopyası.
Hayat akıp giderken daha önce izlenmiş bir dizinin yeni kopyasını izlemek bana zaman kaybı gibi geliyor.Oyuncuların hepsini de seviyorum ama seyredeceğimi düşünmüyorum.Bu konuda siz ne düşünürsünüz bilemiyorum.

12 Mayıs 2011 Perşembe

SOLO MİNİ TUVALET KAĞIDI

Bu akşam üstü market alışverişi için Migros'a gittim.Alışverişimin son halkası büyük paket ıslak mendil ararken karşılaştım onunla.Piyasaya çıkalı epey olmuş ama ben ilk defa gördüm ya da rastladım diyeyim.Tam çantaya atmalık bir paket yapmışlar.


Dışarıda tuvalet kağıdı bulamayan ya da tuvaletlerin hijyenik olmaması sebebiyle dışarıda bulunan tuvalet kağıtlarını kullanmak istemeyen tüketicilerin sesine kulak veren Solo, “Solo Mini Tuvalet Kağıdını” tüketicilerin beğenisine sundu. Mini boyu sayesinde çantalarda rahatça taşınabilen Solo Mini Tuvalet Kağıdı, pratik, açılır-kapanır, hjyenik özel ambalajı sayesinde yolculukta, tatilde, alışverişte, konserde veya okulda... Kısaca dışarıdayken tüketicilerin hijyen tereddüdü yaşamadan tuvalet kağıdı kullanabilmesini sağlıyor.

SOLO 'ya teşekkürler... 

11 Mayıs 2011 Çarşamba

""ANADOLU'NUN İSYANI""

...:::LÜTFEN ZAMAN AYIRIP İZLEYİN:::...


Anadolu'nun İsyanı from Anadoluyu Vermeyecegiz on Vimeo.

Duymadım, görmedim, bilmiyorum diyenler için Anadolu’daki dere ve doğa katliamı belgelendi…
Enerji ve kalkınma politikalarının doğa ve akarsular üzerindeki olumsuz etkisini ve halkın bu yatırımlara karşı tepkisini gözler önüne seren ‘Anadolu’nun İsyanı’ adlı film rekora gidiyor. 

Herhangi bir kar amacı güdülmeden konuya duyarlı insanların gönülden destekleriyle tamamlanan film, HES’lere karşı Anadolu’da verilen mücadeleyi bizzat onların ağzından anlatıyor.

Hidroelektrik santrallerin (HES) doğa ve kırsalda yaşayan insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini ve HES yatırımlarına karşı verilen mücadeleleri anlatan ‘Anadolu’nun İsyanı’ adlı kısa film gönüllü desteklerle ve kolektif bir çalışma sonucu ortaya çıkarıldı. 

Anadolu’nun dört bir yanında devam eden HES çalışmalarının yıkıcı etkisine dikkat çeken film Akdeniz’den Karadeniz’e, Doğu Anadolu’dan Ege’ye kadar 20 bin kilometre yol kat edilerek çekildi. 

İnternet üzerinden indirilebilen, çoğaltılmasına ve dağıtılmasına, festival ve toplu gösterimler için özel izin alınmasına, kullanılmasına herhangi bir kısıtlama konulmayan film, Anadolu derelerinin özgür akması için mücadele edenlere adandı.

Bir haftada içerisinde 200 bine yakın izleyiciye ulaşan filme dileyen herkes sosyal paylaşım sitelerinden, 

anadolunehirleri.org/​tr.html, 
anadoluyuvermeyecegiz.net
vimeo.com/​vermeyoz/​film izleyebilir 

yada 

anadolunehirleri.org/​filmHD.zip,
anadolunehirleri.org/​film.zip, 
adresler fazla yüklenmeden dolayı çalışmıyorsa geçici olarak:
rapidshare.com/​files/​451489265/​film.mp4
adresinden film indirebilir. 

Filmin en kısa sürede 7 dilde çevirisi bekleniyor ayrıca, önümüzdeki aylarda filmin uzun metrajlı halinin de yayınlanması söz konusu.

Filmle ilgili yapılan açıklamada, şunlar söylendi:
“Bizlerin doymak bilmeyen tüketim alışkanları ve ihtiyaçlarının doğa üzerindeki yıkıcı etkisi her geçen gün biraz daha artıyor. Hiç haberimiz olmasa da, umursamazsak da, gitmesek de, görmesek de bizim bu yaşam biçimimizin bedelini birtakım canlılar, insanlar ödüyor. Bu film; bir yandan Anadolu nehirleri ve doğası için verilen mücadeleleri anlatırken, bir yandan da şehirlerde hiçbir sorun yokmuş gibi yaşamaya devam eden insanlara ayna tutmak ve bu soruna ortak etmek için hazırlandı. Unutmamız gerekiyor ki, bu ateş sadece düştüğü yeri değil tüm canlı yaşamını yakacak. Bu gerçeğin fakına varanlar Nisan ayında tüm Anadolu’dan Ankara’ya doğru yürümeye başlayacak. Bu yürüyüşe katılmak ve destek vermek hepimizin yaşama karşı ortak sorumluluğudur.

Filmin indirilmesi, çoğaltılması ve dağıtılmasında hiç bir sakınca yoktur.

Anadolu'nun tüm canlılarına armağan olsun..''